Gönderen Konu: Resimlerle Babür Ordusu (1504 - 1761)  (Okunma sayısı 5073 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı TuCoT

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 291
    • Profili Görüntüle
Resimlerle Babür Ordusu (1504 - 1761)
« : 19 Şubat 2011, 11:19:11 »
BABÜR ORDUSU (1504 – 1761)

Giriş
Erken dönemlerde Babürlerin stratejisi seçkin süvarîlerden ve güçlü savunma noktalarından meydana geliyordu. Geleneksel Babür taktikleri Deccan tepelerinden ya da Bengal bataklıklarından ziyade kuzey Hindistan ovalarında daha etkili olan ağır süvarilerden ve savaş fillerinden oluşmaktaydı. Babürler seferlere çıkarken büyük ve abartılı hazırlıklar yapıyorlardı. 17. yy’da Babür komutanı Jai Singh Marathalara karşı geleneklere uyan bir taktik uygulamaya koydu; düşmanların kaleleri ele geçirilecek ve sonrasında bu kaleler kendi lehlerine Marathalara karşı kullanılacaktı.

Savaşlar genelde yağışsız mevsimlerde yapılırdı, buna rağmen Ekber bir keresinde sel gibi yağan muson yağmuruna ve taşan nehirlere aldırmadan bir sefere çıkmıştır. Aurangzib Assam ve Cooch Bihar’da yapılan seferlerde büyük nehirleri kullanmıştır. Karada, denizde ve nehirlerde yürütülen seferler Babürlerin orta ve geç dönemlerinde çok önemli bir rol oynamıştır.

A: Babür’ün seferleri, 16. yy başları
Babürlerin ilk orduları, görünüş ve yapı bakımından Türk-Moğol tipindeydi. İşte bu resimde Babür, kış mevsiminde Afgan dağlarını geçerek yeni topraklar fethetmeye hazırlanıyor.



A1: Babür
Babür bir Türk giysisi giymiştir; kafasında börk adı verilen şapka, üzerinde kürk çizgili ipek bir ceket, altında bol bir ipek pantolon ve ayağında binici çizmeleri vardır. Kollarını koruyan demir yapımı dastana denilen parçalar, ellerinin ön kısmını kaplayacak uzantılara sahiptir. Bu okçuluk aracının yanında ilave olarak Babür, bir elinde sıkıca tuttuğu bir hançer taşıyor, bu hançer geç dönem Timur kılıçlarının biraz eğik olanıdır; ayrıca semerin aşağısından sarkan büyük bir topuz da göze çarpar. (Temel kaynaklar: Buhara’da bulunan el yazması, 16. yy, İngiliz Kütüphanesi, Londra, Ms. John. 56.12; ‘Savaş sahnesi’, İran 1520, İskoç Kraliyet Müzesi, Edinburgh; İran kılıcı, 15. yy, Topkapı Müzesi, İstanbul; ‘Sultan Mirza bir keşiş ile görüşürken, Herat 1484, İngiliz Kütüphanesi, Ms. Or. 6810.)

A2: Türk-Moğol Yiğidi
Bu askerin kafasındaki miğferin altında ayrıca müflonlu bir duvalga börkü bulunur. Kalmak ciba denilen ağır göğüs zırhı bazen Çin yapımı bir zırh olarak belirtilmiştir; bu zırhlar vücudun diğer bölümleri için farklı boyutlarda tasarlanmıştır. Ön kol kısmı normal bir dastana ile korunurken bacaklarının bir kısmı metal zırh ve küçük tunç bir kubbe ile korunur. Pamukla doldurulmuş helezonlu kalkanı semerden sarkmıştır. Atının üzerindeki kiçin denilen zırh, sertleştirilmiş kumaşla kaplı deri yapımı altı adet tabakadan oluşur, kafasında ise sıkılaştırılmış deri ile kaplı tunç bir kenarlık bulunur. (Temel kaynaklar: İran miğferi, 15. yy sonları, Nat. Mus., Kopenhag; ‘Sultan Mirza bir keşiş ile görüşürken, Herat 1484, İngiliz Kütüphanesi, Ms. Or. 6810; Tarık-ı kandan-ı Timurya, Hindistan, 16. yy başları., Khuda Bux Kütüphanesi; hançer, İran 16. yy başları, Kraliyet Askerî Müzesi, Stockholm.)

A3: Afgan piyadesi ve yolcu devesi
İşte burada, doğu İslâm dünyasının 15. yy sonlarındaki modası olan gevşek bağlı türbanı görebiliriz. Bu adam ayrıca koyun postundan yapılma postin denilen bir ceket ve kürk çizgili çarık adı verilen çizme giymiştir. Silâhları arasında büyük ve helezonlu bir kalkan ve doğu İslâm kılıcı ile kılıfsız bir yay taşır (piyadeler için normal olanı da budur). Çift hörgüçlü Baktriya devesi ise erken dönem Babür ordularında en önemli taşıma araçlarından birisidir. (Temel kaynaklar: el yazması, İran 1499 – 1500, Topkapı Kütüphanesi, Ms. Haz. 831, İstanbul; Münr-i Müşari el yazması, Buhara 1523, Frer Gall., 32.6, Washington; Nizami Kamşesi, Herat 1493, İngiliz Müzesi, Ms. 25900; Nizami Kamşesi, Tebriz 1540, Fogg Art Müzesi, Boston.)

B: Hindistan’ın fethi, kaybedilişi ve yeniden fethi, 16. yy ortaları
Erken dönemdeki fetihlerin çoğunluğu Müslüman – Hint çatışmasından ziyade Müslüman – Müslüman çatışmaları ile geçiyordu. Bu resimde, Babür’ün işgâlinden önce Hindistan’da hüküm süren Müslüman hanedandan bir süvarî ile iki Babür askerinin dövüşünü görüyoruz.



B1: Mirza subayı, Babür süvarîsi
Kırmızı rengi, Babür İmparatorları’nın anî fetihlerinde savaştırdıkları askerlerin ana üniforma rengi hâline gelmiştir. Bu adam, üç adet yak kuyruğu ile birlikte tunç bir sancak taşır. Kollarında işlemeli metal dastana korumalığı, üstünde ise sıkılaştırılmış kumaşla kaplı metal göğüs zırhı taşır. Üzerindeki diskin bağı sayesinde göğüs zırhı güvene alınmıştır. Detaylıca işlenmiş semerler ve eyerler, seçkin Babür atlılarının bir özelliği hâline gelmiştir. (Temel kaynaklar: Fitzwilliam Albümü, Babür el yazması 1555 – 60, Fitzwilliam Müzesi, PD 72 – 1948, Cambridge; Hamza Name, Babür el yazması 1562 – 77, Seattle Sanat Müzesi, 68.160, Seattle; Hamza Romanı, Babür el yazması 1555 – 80, Kunst und Industrie Müzesi, Viyana.)

B2: Kuzey Hindistanlı Müslüman süvarî
Babürlerin gelmesinden önce, Kuzey Hindistan’ın seçkin süvarîleri detaylıca işlenmiş zırhlar giyerlerdi. Bu askerin göğüs zırhı tunç ve metal yapımı şeritlerden oluşurken, kafasındaki demir miğfer altın kaplamalıdır. Bacak korumalıkları ve atın zırhı da aynı şekilde yapılmıştır. Kemerinden jamdar denilen büyük bir Hint hançeri sarkar, aynı zamanda kanda denilen düz Hint kılıcı da taşır. (Temel kaynaklar: Babür Name, Babür el yazması 1598, Ulusal Müze, Ms. 50.326, Yeni Delhi; Rezm Name, Babür el yazması 1582 – 6, Şehir Saray Müzesi, Caypur.)

B3: Müslüman fitilli tüfekçisi
Babür piyadesinin giysileri, köylü ve esnaflarınkiyle benzerlik gösterir. Bu asker, elindeki fitilli tüfeğin yanında bir de jamdar denilen Hint hançeri de taşır. Mermileri ile fişeklerini taşıdığı bir kemer takar ve büyük tahta bir kalkan ile korunur. (Temel kaynaklar: Cengiz Han Name, Babür el yazması 1596, Ulusal Kütüphane, Tahran; Babür Name, Babür el yazması, 1598, Musée Guimet, Paris; Babür Name, Babür el yazması 1598, Ulusal Müze, Ms. 50.326, Yeni Delhi.)

C: Ekber’in atlıları, 16. yy sonlarından 17. yy başları
Süvarîler her zaman Babür ordularının seçkin sınıfını oluşturmuşlar, Babür’ün büyük oğlu Ekber döneminde ise en etkili ve en güçlü hâle gelmişlerdir.



C1: Mansabdar (süvarî subayı)
İmparator Ekber’in askerî elit sınıfının bir üyesi olarak bu adam en iyi araçlar ile donatılmıştır. Bir kısmı altın kaplamalı olan miğferinin arkasından uzunca bir zincirli zırh sarkar; ayrıca boğazının ön kısmını korumak için metal bir kapakçık da bulunur. Göğüs zırhının iç kısımları altınla kaplı başları gözüken küçük perçinlerle sağlama alınmıştır. Bacakları ise altınla kaplı çelik parçaların altına yerleştirilmiş zırh ile korunur. Belinin sol tarafında bir jamdar ve iki kılıç bulunur, biri sıradan  süvarî kılıcı, diğeri ise uzun düz kılıçtır. Atın kafasındaki korumalık yine detaylıca işlenmiş tunç bir kenarlıktan ve hayvanın kulaklarının arasından uzanan bir çubuktan oluşur. (Temel kaynaklar: Cengiz Han Name, Babür el yazması 1596, Ulusal Kütüphane, Tahran; Hamza Name, Babür el yazması 1562 – 77, Seattle Sanat Müzesi, 68.160, Seattle; Ekber Name, Babür el yazması, 1590, Victoria & Albert Müzesi, IS 201896, Londra.)

C2: Tabinan (süvarî askeri)
Bu askerin ekipmanları temel olarak mansabdar subayınınkiyle aynıdır. Üzerindeki yünlü kumaş tuniğin altında zincirli ve parçalı göğüz zırhının eski bir modeli bulunur, bacaklarının bir bölümü ise parçalı zırh ile kaplanmıştır. Elinde, kanda kılıcının ince modeli olan kılıcı taşır, ayrıca bu kılıcın tutma yerinde eklemi koruyan bir parçası da bulunur. Helezonlu kalkanının orta kısmının etrafında ince saçaklar bulunur, bu gelenek geç dönem Memluk ve erken dönem Osmanlı ordularında da görülür. Atın kafasının üzerinde şapkaya benzeyen şey ise artık kullanımı olmayan bir araç olabilir. (Temel kaynaklar: Ekber Name, Babür el yazması, 1590, Victoria & Albert Müzesi, IS 201896, Londra; Babür Name, Babür el yazması 1598, Ulusal Müze, Ms. 50.326, Yeni Delhi; Cengiz Han Name, Babür el yazması 1596, Ulusal Kütüphane, Tahran.)

C3: Baravardi hafif süvarîsi, Afganistan
Bu kabile piyadesinin giydiği zırh, Hindistan’dan ziyade daha çok İran ve Orta-Doğu’da kullanılan kumaşla kaplı metal şeritli kazakand zırhıdır. Bunun dışında Türk tipi Afgan giysisi giyer ve basit bir süvarî kılıcı ile İran hançeri ve deri kaplı büyük bir kalkan taşır. (Temel kaynaklar: Enver-i Süleyh, Babür el yazması 1570, SOAS, Londra; Ekber Name, Babür el yazması, 1590, Victoria & Albert Müzesi, IS 201896, Londra; Babür Name, Babür el yazması 1598, Ulusal Müze, Ms. 50.326, Yeni Delhi.)

D: Ekber’in piyadeleri ve topçuları, 16. yy sonlarından 17. yy başları
Topçu birlikleri, Ekber’in ordusunda önemli bir yere sahipti ve çok etkiliydi, fakat kolay taşınabilir araçlar değillerdi. Piyadelerin ana görevi sabit noktaları ve topçu birliklerini korumak, ayrıca süvarîlere olabildiğince hareket alanı sağlamaktı.



D1: Piyade subayı
Ordudaki bazı piyadeler Babür sanatına göre oluşturulmuş iyi giysiler giyebilirler ve bu piyadeler genelde subaydırlar. Bu askerin üzerindeki uzun ceketin sağ tarafından, en iyi Kaşmir kumaşından yapılma bel kuşağına doğru inen altı çift parlak dikiş bulunur. Taşıdığı okçuluk araçlarının yanı sıra kumaş yapımı kuşağının üzerinde naçak denilen büyük bir piyade baltası ve fildişinden yapılma kabzası olan bir hançer taşır. (Temel kaynaklar: Babür Name, Babür el yazması, 1598, Musée Guimet, Paris; Hamza Name, Babür el yazması 1562 – 77, Museum für angewandte Kunst, Viyana; Hamza Name, Babür el yazması 1562 – 77, Seattle Sanat Müzesi, 68.160.)

D2: Topçu birliği
Bu askerin kafasındaki sarığın sarılış biçimi onun yerli bir Hintli olduğunu gösteriyor. Ön tarafı kesikli ceketi ayrıca Babür sanatında da göze çarpar. Bacağının önündeki düz kanda kılıcının yanı sıra bel kuşağında küçük bir kalkan ile büyük ve eğimli bir hançer bulunur, bunlara ek olarak bir barut kutusu ve topları ateşlemek için demir bir ateşleyici de taşır. (Temel kaynaklar: Nizamî’li Kamsa, Babür el yazması 1595, İngiliz Müzesi, Ms. Or. 12208, Londra; Hamza Name, Babür el yazması 1562 – 77, Museum für angewandte Kunst, Viyana.)

D3: Hint milisi
Babür resimleri Hint piyadelerinin diğer figürlere göre daha değişik bir biçimde giyindiğini gösterir. Buradaki askerin bu şekilde giyindiğini görüyoruz; boynunda uzun bir kolye, üzerinde kollarını da saran bir kumaş, dirseklerinin üzerinden geçen siyah iplikler ve beli ile bacakları etrafından geçen ziller bulunur.Ayrıca ince bir bıçak ile düz bir Hint kılıcı, deri bir kalkan ve basit ama büyük bir yay da taşır. Korumasını üstlendiği top, büyük bir öküz arabası tarafından taşınır. (Temel kaynaklar: Babürlere ait Sur Das’ın tablosu, 1605, yeri bilinmiyor; Nata Ragini, bölgesel el yazması 1600, İngiliz Müzesi, 1973 – 9 – 17 – 05; top için Temel kaynak; Ekber Name, Babür el yazması, 1590, Victoria & Albert Müzesi, IS 201896.)

E: Ekber’in filleri, 16. yy sonlarından 17. yy başları
Fillerin savaşlardaki etkisi, Avrupalı gözlemcilerin söylediğinden daha da fazladır. Babür ordusu ile ilgili en ayrıntılı bilgilerden biri hiç şüphesiz fillerden çok etkilenen Cizvit misyonerlerinin kaleminden çıkan yazılardır.



E1: Kıdemli fil komutanı
Bu resimdeki figür pek de alışık olmadığımız bir şapka giymiştir; büyük ihtimalle Orta Asya kültüründen etkilenilmiştir. Üzerindeki çift yakalı karakteristik Babür ceketi sağ tarafından parlak renkli eklemeler ile bağlanmıştır, muhtemelen Türk-Moğol kültürüne özgüdür. Harika bir şekilde işlenmiş kılıcı ve okçuluk araçlarının yanı sıra kılıcın ucuna deri parçası ile bağlanmış piazi denilen Hint topuzunun değişik bir biçimini de taşır, ayrıca filleri harekete geçirmek için bir fildişi de bulundurur. Abartılı bir şekilde süslü olmasına rağmen fil, diğer türevlerinden farksızdır. (Temel kaynaklar: Ekber Name, Babür el yazması, 1590, Victoria & Albert Müzesi, IS 201896, Londra; ‘oturan prens’, Babür minyatürü 1620, yeri bilinmiyor; kışkırtıcı fildişi, 17. yy, Ulusal Müze, Yeni Delhi.)

E2: Savaş fili
Fillerin yönetimini üstlenen bu askerler basit bir zırh ile donatılmışlardır, ayrıca Babür süvarileri tarafından desteklenirler. Metal kapakçıklar, üzerindeki metal şeritli ve kaplamalı zırhının ön kısmını güçlendirir; bacakları ise tunç yapımı kapaklı zırh tarafından korunur, fakat ayakları, filleri daha iyi yönetebilmek için çıplaktır. Etiyopya kökenli tüfekçiler, kafasındaki demir miğfer ile birlikte daha ağır bir zırh ile donatılmıştır; altın kaplamalı şeritlere sahip metal levhalı göğüs zırhı giyer, çelik dastana zırhı ile aynı görevi gören tunç levhalar muhtemelen şişirilmiş ve metal şeritleri olan bacak korumalıklarıdır. Boşta duran ağır gajnal tüfeği, filin arkasındaki tahta bir kutuda saklanır; bu filin tüfek atışına alışması için yapılır. Filin kendine ait bir zırhı yoktur, fakat kulakları, kafası ve hassas gövdesi kumaşla kaplı metal levhalar tarafından korunur. (Temel kaynaklar: Babür name, Babür el yazması 1598, Ulusal Müze, Ms. 50.326, Yeni Delhi; “Nur Cihan tüfeği doldururken’, Babür resmi 1612 – 13, Raza Kütüphanesi, H.1021, Rampur.)

E3: Cizvit misyoneri
Bu figür, Cizvit Tarikatı’nın tarzında giyinmiş misyonerin gösterildiği bir Babür kaynağına dayanılarak oluşturulmuştur, ayrıca Hint sıcağından korunmak için geniş bir şapka da takmıştır. Fakat açıkça görülüyor ki ayakkabıları yerel yapıma aittir. (Temel kaynak: 17. yy Babür minyatürü, Hindistan Ulusal Müzesi, Yeni Delhi.)

F: İmparatorluk Dönemi: 17. yy ortalarından sonlarına doğru
İmparator Şah Cihan bu resimde bir av gezisindeyken tasvir edilmiştir, tüfeği, o dönemde Avrupa’da kullanılan zayıf tüfeklerden ziyade, katlanabilir iki ayak tarafından desteklenir. F2’deki muhafız birliği İmparator’un, F3’teki borazancı ise atının başında duruyor.



F1: İmparator Şah Cihan
Babür saray halkı zengin ayrıntılarla bezenmiş elbiseler giyerken seçkin sınıf daha çok mücevheratla bezeli giysiler giymeyi tercih ediyordu; yine de Hint tarzında bağlanmış bir sarık ile Türk-Moğol tipi uzun bir ceket her zaman giyilirdi. Doğal olarak İmparator, detaylıca işlenmiş bir jamdar ve eğik bir jambia hançeri taşıyordu. Ayrıca fitilli tüfeği çok sayıda gümüş ve inci ile bezenmiştir. Şah Cihan’ın atının koşum takımı ve semeri süslenmiştir, ayrıca atın ayaklarına yakılan kına da göze çarpar. (Temel kaynaklar: ‘Şah Cihan’, Babür minyatürü 17. yy, Victoria & Albert Müzesi, Londra; ‘Ekber, tacını Şah Cihan’a devrederken’, Minto Albümü, Babür resmi 1631, Chester Beatty Kütüphanesi, Dublin; ‘Cihangir bir isyanı bastırırken’, Babür resmi 1623, Kevorkian Albümü, Freer Galerisi, Washington.)

F2: İmparatorluk muhafızı
17. yy’ın ikinci yarısında Babür silâhlarında ve zırhlarında her yönde değişikliğe gidilmiştir, bunlardan biri de metal şeritli üstlüklerin üzerine şişirilmiş büyük ve kalın tasmaların giyilmesidir. Bu asker böyle bir ceket üzerine dört levhalı çahar-aina denilen göğüs zırhı giyer. Miğferi, kayan bir burunluğa ve resimde kalkık olarak gözüken kulaklıklara sahiptir. Silâh olarak talvar adı verilen eğik Hint kılıcı taşır, ipek bir çantada sakladığı kanda denilen düz kılıç ise İmparator’un kılıcıdır. Atın zırhı ise artık daha nadir bulunan bir türdür; bu zırh  hayvanın vücudu üzerinde kapağa benzeyen bir parçadan ve kafasında üzerinde karmaşık yapıya sahip bir parçadan oluşur. (Temel kaynaklar: Padişah Name, Babür el yazması 1640 – 45, Guimet Müzesi, Paris; Şah Cihan Name, Babür el yazması 1656, Kraliyet Koleksiyonu, Windsor; miğfer, 17. yy başları Babür, Völkerkunde Müzesi, Viyana; ‘Prens elçiler ile birlikte’, Bischr’in Babür tablosu 17. yy ortaları. Chester Beatty Kütüphanesi, Dublin; savaş baltası, Babür 1650 – 1700, Armeria Reale, Turin.)

F3: Saray borazancısı
Genel olarak çizgili desenli ceketler saray hayatında sıkça görülür, fakat daha çok düşük rütbeli şahıslar tarafından giyilir. Karana adı verilen çift eğimli borazanın yanı sıra silâh olarak sadece kanjar hançeri taşır. (Temel kaynaklar: Şah Cihan Name, Babür el yazması 1656, Kraliyet Koleksiyonu, Windsor; ‘Ekber, tacını Şah Cihan’a verirken’, Minto Albümü, Babür tablosu 1631, Chester Beatty Kütüphanesi, Dublin.)

G: Saray hayatı, 17. yy sonlarından 18. yy başları
Babür saray hayatının çoğu gözlerden uzak yerlerde geçerdi. Babürlerin yıkılma döneminde bile sarayda bolluk ve bereket vardı. Görünüşe göre Hayderabad’dan gelen süvarî kötü haberler getirmiş.



G1: Babür prensi
Hindistan’ın iklimine karşı yarı-transparan giysilerin kullanımı yaygınlaşmıştır; hatta çok ilginçtir ki 17. yy sonları ile 18. yy başlarında batıdaki Osmanlılarda bile bu tür giysiler yaygındır. Diğer işlemeli silâhlarına ek olarak bu prens bir de çelik yapımı bir yay taşır (G3’ün elinde). Sıcağa ve nemli iklime karşı dayanıklı olduğundan bu tür silâhların Hindistan’da üretimi yaygındı, yine de bu koşullara karşı dayanıksız olsalar da bileşik yaylar her zaman daha üstün performansa sahiptir. (Temel kaynaklar: ‘Şah Cihan’, Babür minyatürü 17. yy, Victoria & Albert Müzesi, Londra; ‘Cihangir bir isyanı bastırırken’, Kevorkian Albümü, Babür minyatürü 1623, Freer Gall, Washington; Babür hükümdarının saray giysisi, 1600 – 1650, Victoria & Albert Müzesi, Londra.)

G2: Hayderabad’lı ağır süvarî
Bu ağır zırhlı süvarî birliği, 18. yy’da özerk bir Babür eyaleti olan Hayderabad’dan gelmiştir. Kafasına, şişirilmiş kalın bir şapka üzerine giyilen metal levhalı esnek bir miğfer takar; bu neredeyse 2,000 yıl öncesindeki Hindistan’da kullanılan bir savunma türüdür. Üzerine giydiği zırhta, göğsünü ve karnını kapsayan dış yüzeye bağlı plakalar bulunur; bu zırh karıştırılmış gangajamni demirinden ve parlak kaplamalı bağlantılardan oluşur, gangajamni kelimesi temiz sularıyla bilinen Jumna Nehri ile pis sularıyla bilinen Ganges Nehri’nin isimlerinin birleşmesinden türemiştir. Kalkanı çeliktendir. Talvar denilen kılıcı ağır ve geniş bir yapıya sahipken tabarzin adı verilen baltası deri ile kaplanmıştır. (Temel kaynaklar: ‘Sultan Suja Bahadarpur Savaşı’nda’, Babür minyatürü 1658, özel koleksiyon; zırh ve miğfer, kuzey Hindistan 17 – 18. yy, Kraliyet Askerî Müzesi, Londra Kulesi; bacak ve ayak zırhı, Babür 18. yy başları, Ulusal Müze, Yeni Delhi; hançer, Babür 1750, Ulusal Müze, Yeni Delhi; ‘Aurangzeb’in Kandası’, Babür kılıcı 17. yy sonları, Ulusal Müze, Yeni Delhi; savaş baltası, Babür 18. yy başları, Kale Müze, Powys, Galler.)

G3: Babür saray kadını
Babür saray kadınlarının giysisi, erkeklerinki kadar abartılı olmamasına rağmen yine de harika görünür. Değerli taşlarla bezenmiş uzun kafalık, bayanlar arasındaki rütbelerin göstergesi olabilir. Kıyafetinin geri kalanı Müslüman tipinden ziyade Hint tipine ve sıcak Hindistan iklimine göre tasarlanmıştır. (Temel kaynaklar: duvara asılı kumaş, Medres bölgesi 1640 – 50, Met. Sanat Müzesi, 20.79, New York.)

H: Babürlerin yıkılışı, 18. yy başları ve ortaları
Babürlerin Hindu düşmanları olan Marathalar ve Rajputlar bir Babür kalesine saldırıyor. Söylendiğine göre Marathalar Babür kalelerinin duvarlarına tırmanabilmek için çevresine halat bağladıkları büyük kertenkeleler ve sürüngenler yetiştiriyormuş; sonrasında bu kertenkeleler duvardaki bir oyuğa kendini yerleştiriyor, bu sayede işgâlciler de duvara tırmanabiliyorlarmış!



H1: Rajput Zamindar
Belirli giyim türleri 18. yy Hindu Rajput elit askerî sınıfının oluşmasını sağlamıştır, özellikle eteği uzun olan ceketler. Bu Hindu süvarî lideri yüzünü tamamen kaplayan farklı bir tür metal levhalı miğfer giyer, üzerine ise metal şeritlerle güçlendirilmiş omuz bağları ile desteklenen cahar-aina zırhını giyer. Belinin sol tarafında bir kanda kılıcı ile güney Hindistan’da popüler olan ters eğimli sosun patta kılıcı taşır. Ayrıca jagnol denilen ‘hançerli’ savaş baltası da taşır. (Temel kaynaklar: jagnol savaş baltası, Rajastani 1725, Ulusal Müze Yeni Delhi; miğfer, kuzey Hindistan 17 – 18. yy, Kraliyet Askerî Müzesi, Londra Kulesi; ‘Maharaja Kesari Singh bir aslan ile savaşırken’, Rajput tablosu, 1715 – 20, Lallgarh Sarayı, Bikaner; Rajput süvarî kılıcı, 17. yy sonları, Ulusal Müze, Yeni Delhi; sosun patta kılıcı, Hindistan 1770, Wallace Koleksiyonu, 2238, Londra.)

H2: Maratha poligar (hafif süvarî birliği)
Güney Hindistan’da görülen bazı olağanüstü silâhlar ve zırhlar, yaklaşık bin yıldır bilinen silâhların temel alınmasıyla üretilmiştir. Bu askerin miğferi tipik Maratha yapımıyken üzerindeki peti adı verilen göğüs zırhı çok sayıda pamuklu kumaş katmanından oluşur. Silâhları arasında jamdar kılıcı gibi yatay tutularak kullanılan patta adındaki eldivenli kılıç ve bir kalkan görevi gören tâlim tahtası bulunur. (Temel kaynaklar: ‘Sivaji ilerlerken’, Maratha el yazması 18. yy başları, Bib. Nat., Paris; Maratha miğferleri 18. yy, Mîras Müzesi, St. Petersburg & ex-Egerton Tatton Koleksiyonu, günümüz konumu bilinmiyor; peti göğüs zırhı, güney Hindistan 18. yy, Victoria & Albert Müzesi, Londra; eldivenli kılıç, Hindistan 18. yy, Museo Stibbert, Floransa; tâlim tahtası, Maratha 18. yy, ex-Egerton Tatton Koleksiyonu, günümüz konumu bilinmiyor.)

H3: Maratha nayak (piyade)
Bu piyade Hindu modasına uyarak üzerindeki giysiyi sol taraftan geçirerek giyer ve ölüme olan istekliliğini belirtmek istercesine hüzünlü bir şekilde bakar. Silâh olarak bank denilen aşırı derecede eğik bir hançer ve tamamı çelik olan ‘elden geçmeli bir topuz’ kullanır. (Temel kaynaklar: ‘Mevar’lı Rana Amar Singh II’, Rajput tablosu 1700, özel koleksiyon.)

Kaynak: [Osprey Publishing – Men-At-Arms Series 263] Mughul India 1504 – 1761 / The Plates (David Nicolle PhD & Angus McBride)

Çeviri: Özgün GÖKSU (TuCoT)
« Son Düzenleme: 25 Mart 2011, 11:27:39 Gönderen: TuCoT »
 

Çevrimdışı Ömer

  • Onursal Üye
  • *
  • İleti: 13879
    • Profili Görüntüle
    • Paradox Interactive Türkiye Forumları
Ynt: Resimlerle Babür Ordusu (1504 - 1761)
« Yanıtla #1 : 19 Şubat 2011, 11:30:04 »
Resimler müthiş, ve çeviri de. Ancak yayınlamak için telif hakkın var mı? Bildiğim kadarıyla Osprey bu tür yayınlara izin vermiyor.
« Son Düzenleme: 19 Şubat 2011, 11:31:12 Gönderen: Ömer »
Eu4 için Antik dönemde geçen mod yapımında bana yardım etmek isteyen mesaj atsın.

Steam'den beni ekleyip yanıt alamamış ya da eklemek isteyen üyeler bana PM atarak Steam ismini yazarsa sevinirim.

[Mod] Eşit Alan Projeksiyonu - [Mod] Eski Dünya Müziği - Tarihi ve Coğrafi Harita Siteleri
 

Çevrimdışı TuCoT

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 291
    • Profili Görüntüle
Ynt: Resimlerle Babür Ordusu (1504 - 1761)
« Yanıtla #2 : 19 Şubat 2011, 11:31:32 »
Ya aslında bu telif hakkıyla ilgili birşeyler yazıyor kitapta ama sonuçta ben ticarî amaçlı çevirmedim bunları herhangi bir kâr elde etmem mümkün değil. Ama emir demiri kesecekse silebilirsin, yapacak birşey yok.
« Son Düzenleme: 19 Şubat 2011, 11:31:36 Gönderen: TuCoT »
 

Çevrimdışı Ömer

  • Onursal Üye
  • *
  • İleti: 13879
    • Profili Görüntüle
    • Paradox Interactive Türkiye Forumları
Ynt: Resimlerle Babür Ordusu (1504 - 1761)
« Yanıtla #3 : 19 Şubat 2011, 11:37:50 »
Araştırayım.
Eu4 için Antik dönemde geçen mod yapımında bana yardım etmek isteyen mesaj atsın.

Steam'den beni ekleyip yanıt alamamış ya da eklemek isteyen üyeler bana PM atarak Steam ismini yazarsa sevinirim.

[Mod] Eşit Alan Projeksiyonu - [Mod] Eski Dünya Müziği - Tarihi ve Coğrafi Harita Siteleri
 

Çevrimdışı KIZILORDU

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 415
  • Ceterum censeo carthaginem esse delendam!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Resimlerle Babür Ordusu (1504 - 1761)
« Yanıtla #4 : 31 Ocak 2015, 18:23:38 »
Hortlatıyorum ama resimler ölmüş yenilesek nasıl olur?