Gönderen Konu: Muharebe Mutahhar Seferi (1567-70)  (Okunma sayısı 756 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mutahhar Seferi (1567-70)
« : 02 Mayıs 2016, 01:27:26 »
Mutahhar Seferi(1567-70)

1565 yılında Mısır Valisi Mahmud Paşa Yemen Valisi Rıdvan Paşa ve Sana Valisi Murad Paşa arasındaki iç çekişmeden faydalanana 12 İmam’ın Şia kolu Zeydilerin reisi Mutahhar’ın isyan ettiği olaydır. 1567’de Yemen Sana ve Aden’i ele geçirmiştir. Bunun üzerine Koca Sinan Paşa ve Özdemiroğlu Osman Paşa’nın Yemen’i tekrar fethettiği seferdir. Sana ve Kevkaban kalesi seferde alınır.
Olayların sebebi 1560-64 arası Yemen Beylerbeyi olan fakat selefi Rıdvan Paşa’nın şikayeti sonucu Mısır Beylerbeyliğine atanan Mahmud Paşa’nın Yemen’in idari taksimini Divan’da Sana ve Yemen olarak ikiye ayırmayı başarmasıyla başlamıştır. Arap şeyhleri ve Zeydi İmamı Mutahhar ise bu durumu kullanarak iki paşayı birbirine düşürdü. Murad Paşa’nın şikayetiyle azledilir. Bu durumdan faydalanan Mutahhar ise 1567’de Sana’yı aldı ve Murad Paşa’yı öldürdü. Bölgeye Hasan Paşa atandı fakat durum değişmedi. Mutahhar Taiz ve Aden’i işgal etti. Hasan Paşayı kuşatsa da başaramadı. Bunun üzerine Divan’da Yemen ve Aden’i korumak amacıyla  sefer kararı alındı. Serdar olarak Lala Mustafa Paşa atansa da sonra Koca Sinan Paşa atandı. Sana Beylerbeyliğine atanan Özdemiroğlu Osman Paşa ise Mısır’dan harekete geçti. 1569’da Kahirriye kalesini aldı. Osman Paşa’nın bölgeden ayrılmasıyla Hasan Paşa sefere devam edip 11 Temmuz’da Sana’yı aldı. Osmanlı donanması ise Aden’i ele geçirdi. Koca Sinan Paşa 24 Ağustos’da Şeban’ı aldı. 1570’de Kevkeban’ı ele geçirilmesiyle de Mutahhar barış istemek zorunda kaldı. Koca Sinan Paşa ise Sana’yı tahkim edip yerine Behram Paşayı bıraktı. Behram Paşa Osmanlı hakimiyetini pekiştirdi. Hasan Paşa ise 1580-1604 arasında geçen süredeki faaliyetleri ile Yemen’i tam bir Osmanlı eyaletine dönüştürdü
« Son Düzenleme: 01 Temmuz 2018, 17:26:35 Gönderen: Liquido »
"1945'te Nürnberg'te görüştüğüm Alman generalleri arasındaki ortak kanı Manstein'ın sahip oldukları en iyi general olduğu ve başkomutan olarak onu görmeyi istedikleridir. Görünüşe göre o, operasyonel ihtimaller hakkında çok iyi bir sezgiye ve eşit derecede iyi çarpışma yönetme becerisine sahipti. Aynı zaman da tankçı olarak yetişmeyip de mekanize birliklerin potansiyelini onun kadar iyi görebilen başka bir general de yoktu. Kısacası o askeri bir dehaya sahipti."

B.H.Liddell Hart